SÜMER MEDENİYETİ

Bugüne kadar olan keşi Herden insanın ilk medeniyetlerinden biri olduğu anlaşılan Sümer medeniyetinin uzun süre Ön Asya'da genel bir medeniyet olduğu, bilhassa Akad ve Elamların tamamen bu medeniyet tesiri altında kaldıkları ve yüksek bir seviyeye erdikleri sabit olmuştur.
Hayvancılık ve Ziraat
Sümerler bazı hayvanları ehlileştirip onlardan istifade etmekle ilerlemişlerdi. Koyun, keçi "ve domuz besliyorlardı. Bunların yünlerinden faydalanarak dokuyorlardı. Evlerinde dokuma tezgâhları olduğu gibi, birçok tezgahlı dokuma imalathaneleri de vardı. Ziraatla ilerlemişlerdi. Sapan, düğen gibi bugün bile kullanılan muhtelif ziraat aletlerine maliktiler. Sunî vasıtalalarla (kanallarla) tarlaları sulayarak, hububat yetiştiriyorlardı. Geniş arazide bilhassa nehir kenarlarında ortak teşebbüslerle kanallar açılır ve ilmî denecek usullerle nehir kontrol edilir, sulama ve su verme işleri yapılırdı. Sümer'in refahı ziraat ve ticarete dayanıyordu. Hemen bütün ziraat esası üzerine tanzim edilmiş olan memleketin bir kısmı hükümdara, diğer bir kısmı da fertlere ait çiftliklere ayrılmıştı. Bakır ve altın madenlerini kullanıyorlardı. Maden dökümü işlerini ve madenlerden karışım yapmayı biliyorlardı. Alelade kullandıkları aletler Mısırlıların hatta tarihî devirlerinde kullandıklarından çok daha mükemmeldi. Önce bakırı, sonraları altını, ziynet eşyası olarak kullandılar. Kadınların inci ve kıymetli taşlardan gerdanlıkları vardı. Mezopotamya'da taş bulunmadığından binalar için başka bir madde kullanılması gerekiyordu. Sümerler, yapılarını güneşte kurutulmuş kerpiç tuğladan yaptılar. Tuğladan yapılmış büyük binaları, abideleri vardı. Mesela, Kışın meydana çıkarılan tuğla saray geniş bir alanı kaplamaktadır. Bu sarayda ve diğer yerlerde tuğladan büyük sütunlar bulunmuştur. Duvar süslemesi hayrete değer derecede mükemmeldir.
Sanayi
Bu süslemeden, sedef işlemeciliğine de vakıf oldukları anlaşılıyor. Kış sarayı o zamanki memleketin rahatını ve mimarların, sanatkârların yüksek ustalığını gösterir. Bu kadar eski devirlerde Sümerler sütun, kemer, kubbe gibi batıya ancak binlerce sene sonra girmiş olan mimarî şekillerini bilerek genellikle kullanmışlardır. Tarihte, ilk kemer ve kubbe Sumerlilerde görülür. Sumerliler in bina ettikleri sunî tepeler üzerine kurulmuş mabetler ki meşhur Babil Kulesi bunlardan biridir mimarî eserlerin harikalarından sayılabilir. Bu yüksek mimarî ile anlaşılan medeniyet seviyesi, mezarların zenginliğinde de görülmektedir. Altın ve gümüş eşya, çeşitli silahlar, kıymetli madenlerden yapılma aletler, mezarlarda çok bulunmuştur. Bu mezarlarda sedef süsleri çok görülmektedir. Hükümdar mezarlarında altın serpuş, hükümdarın adını taşıyan altın kupa, gümüş kemer, altın, gümüş ve sedef gerdanlıklar, küpeler, altın heykeller, altın iğneler vardır. Heykeltraşlıkta da çok usta idiler. Bir hükümdar kadını mezarından çıkarılan gümüş bir inek başı ile gümüşten iki dişi aslan kafası büyük bir istidat ve ustalık eseriydi. Yine bu mezarda bulunan eşek heykeli mükemmel bir realist sanat eseridir. Heykeltraşlıkta bu derece gelişmişlik, ancak milattan evvel beşinci asırda Yunan üstatlarında görülebiliyor. Sümer hükümdarlarından Guded nin heykeli, bugüne kadar keşfedilmiş olan heykeller arasında belli ve hakikî bir şahıs gösteren ilk heykel sayılmaktadır. Sümer heykeltraşlığı yalnız teknik itibariyle değil, fikir bakımından, da yüksekti. Heykeller genellikle sarayın süslenmesinde kullanılır idi. Sumerlerden sonra gelen Babilîler ve Asurîler, Sümer sanat ananesini taklidi devam ettirmişlerdir. Sumerliler pek medenî ve zengin memleketlerine etraftan gelecek saldırıları men ile, medeniyetlerini korumak için kuvvetli bir askerî teşkilat meydana getirmişlerdir. Sumerlilerde ücretli bir ordu yoktu. Her vatandaş savaş halinde bir askerdi ve her an savaşa çağrılacağı için hazır bulunurdu. Hükümdar şahsen savaşa katılır ve ön safta savaşırdı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UDEMY NİN EN BAŞARILI VE ÜCRETSİZ KURSLARI

Evlenemiyorum !

TWİTCH DE BELA VARDIR ELANUR RAP DÜNYASININ YILDIZI