HİNT SANATI

Morya sülalesinin üçüncü imparatoru Asoka (M.Ö. 268-232) Budizmi kabul etti ve bu elinin azizlerinden oldu. Dini propaganda amacıyla Asoka, yazılı abideler ve birçok Hint sanat eserleri yaptırdı. Ahaliye Buda ahlakını telkin için memleketin her tarafında kayalar veyahut özel olarak yaptırdığı sütunlar üzerine kitabeler yazdırdı. Bunlar inanış konusuna temas etmeden aile, cemiyet faziletlerini, bütün mahlukata karşı sevecenlikle, hayvanlara merhameti ve fakirlere sadaka vermeyi tavsiye eden emirnamelerdir. Asoka, tebaasına örnek olarak insan ve hayvanlar için hastaneler, bahçeler, kervansaraylar yaptırdı. Bu düşünce hareketi sanat alanına da naklolundu. Hindistan'da Moryalardan evvel de mimari, heykeltraşlık vardı. Fakat bu sanatlar çoğunlukla kil, ağaç ve fildişi gibi dayanıksız malzeme kullandıklarından bunlardan bugün bir şey kalmamıştır. Moryalar zamanında sütunlar ve heykeller taştan yapılmaya başlandı. Bu yenilikte yalnız Grek ve Pers etkisini görmek doğru değildir. Şüphesiz Asoka, Akemenitlerin ve İskender' in halefleriyle her türlü münasebetteydi. Hatta, Asoka, başkenti Pataliputra'da Dara nin Persepolis'teki yüz şütunlu salonuna benzer bir de salon yaptırmıştı. Hindistan, Akemenitlerden esinlenmekle Sümer, Elam, (bilhassa hayvanlar için) Mısır (sütunlar için) Eti ve İyon sanatlarından da istifade etmiştir. Molyahirdim sonra Kuşhanlar, Andra, Gupta sülaleleri zamanında hariçten gelen fikirlerle yerli unsurların birleşmesinden Hindistan'a mahsus bir güzel sanatlar meydana çıkmıştır. Bu güzellik bilhassa Kuşhanlds zamanında gelişmiştir. Hindistan'da mimarî, resim, edebiyat alanında hakikî şaheser denecek eserleri İslamiyet devrinde Türkler yapmıştır. Delhi Türk sultanlığı ve bunu izleyen mahallî Türk kralları Hint sanatı üzerinde pek etkili olmuşlardır. Müslüman Türkler, Hindistan'da mıntıka ve zamana göre, eski yerli ananelerle Arap-İran sanatını birleştirerek yeni bir sanat meydana çıkardılar. Türk-Müslüman-Hint mimarisi, 13. asırda Ay bey ve lltutmiş ve Alâattin Kalacî zamanlarında meydana gelmiştir. Ajmir'deki büyük cami ve Delhi'deki meşhur Kutbül-islâm camii bunların zamanında yapılmıştır. Dekkan'da yapılan cami ve türbelerde İran tesirinden ziyade Osmanlı Türklerinin tesiri hissolunur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UDEMY NİN EN BAŞARILI VE ÜCRETSİZ KURSLARI

Evlenemiyorum !

Yanlış Kişiye Aşık Olmak