ZİRAAT

Ziraat ile beraber insanların fikrine yeni birtakım muhakeme silsileleri hâkim oldu. Hasat mevsimlerinde bir sınıf efradın kurban olarak feda edilmesi lüzumu, genel görüş mahiyetini aldı. Bu kurbanları boğazlayacak diğer pek tanınmış bir sınıf meydana çıktı: İlk rahipler sınıfı. Bir de kurban edilen fertlerin etinden birer parça yemek merasimi kurumlaştı. Güya bu suretle fedakârlığın nimetlerinden hepsi hissedar oluyorlardı. Bazı dinlerde mevcut olan kurban kesmek âdetlerinin kaynağı budur. Atalara saygı ve ondan korku duyguları, erkek ile kadın arasındaki bağ, bulaşıcı hastalıklardan kurtulma arzusu, sihir aracılığıyla kudret ve başarı temini, hasat zamanlarında kurban kesilmesi gibi etkenler bir çok inançlar ve kuruntularla karışarak girift bir kül teşkil ediyordu. Bu olay, insanların hayatında özel bir yer tuttu ve aralarında zihnî ve hissî bir takım bağlar doğurdu ve insanlarda, ortak düşünce ve ortak harekete sebep oldu. İşte bu olaya, biz bugün din adını veriyoruz. İnsanlar, bu olay karşısında basit ve mantıkî bir görüşle temasa gelmiş bulunmuyorlardı; aksine, bir takım ruhlara, ilhamlara, emirlere ve yasaklara ait karmakarışık düşüncelerle temas haline geliyorlardı. İnsanların hayatına ait her şeyde olduğu gibi dinî meselelerde de bir olgunlaşma olayı görülür. İlkel insanda Allah ve din hakkında hiçbir fikir, kanaat yoktur. Bu kadar genel ve kapsamlı görüşlere, insanın dimağı ancak yavaş yavaş alıştırıldı. Din fikri, insanlar cemiyet hayatına açıkça atıldıkça genişlemeye başlar, Vahdet kavramına yaklaşır ve nihayet tabiatın kudret ve azametiyle daha çok anlama kabiliyeti, gerçek bir mahiyet alır. Görülüyor ki insanlar cemaat halinde yaşamaya başladıktan sonra, diğer sosyal kurumlar gibi din kuruluşlarını da vücuda getirmişlerdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UDEMY NİN EN BAŞARILI VE ÜCRETSİZ KURSLARI

Evlenemiyorum !

Yanlış Kişiye Aşık Olmak