TÜRK IRKI

Dünyada insan cemiyetlerinin değişikliklerini, ilerlemelerini, milletlerin oluşum tarzını incelerken coğrafî çevrenin önemi yanında, ırk meselesi de bazı noktalardan oldukça önemli bir şekilde dikkati çeker. Irk kavramı ve tarifi bugüne kadar birçok tartışmalara, birbirine zıt görüşlere konu olmuştur. Bazı yazarlar ırkları lisanlara veyahut renklere göre sınıflandırmışlardır. Halbuki çeşitli ırkların karışmasından oluşan bazı kavimlerin ortak lisanları olduğu gibi, aynı ırka mensup olan bazı kavimler de başka başka lisanlarla konuşmaktadırlar. Renk taksimine gelince, bunun zamanla ve çevre değiştikçe nasıl önemini kaybettiğini ırklar konusunda açıklamıştık. Avrupa âlimlerinin insanlık ve insan ırkları hakkında verdikleri bilgi, hep kendi bakış açılarındandır. Bunlar çok defa ırkları takip ettikleri amaçlara göre sınıflandırıyorlar. Gerçekte, bugünkü Avrupa'nın büyük millet kitleleri doğrudan doğruya bir ırka mensup olmadıkları gibi, bu toplumların çoğunda açık niteliklerini korumuş hâkim bir ırk da mevcut değildir. Bu milletler birbirleriyle aynı nicelik ve nitelikte karışmamış çeşitli ırkların oluşturduğu yepyeni birer toplulukturlar. Genel olarak denilebilir ki gelişme ve yükselme ile insanlığın mukadderatına hâkim olan dimağdır. Dimağdan amaç, onun organik içeriği değil, her türlü belirtileridir. Dimağ üzerinde coğrafî çevrenin, bu coğrafî çevredeki sosyal şartların ve irsî niteliklerin hiç şüphesiz büyük ve önemli etkileri vardır. Bu bakış açısıyla, aynı asırdan gelen ve bünyevî nitelikleriyle birbirine benzeyen lisanlar kütlesidir diye tarif edilen ırkların önemi bir derece açıklığa kavuşmuş olur. Tarihin en büvük cereyanlarını yaratmış olan Türk ırkı en çok benliğini korumuş bir ırktır. Tarihten evvel ve tarihî devirlerde bu ırk da feth ettiği geniş mıntıkalardaki ve yurtlarının sınırlarındaki komşu ırklarla karışmıştır. Bu karışma çoğu türk topluluklarına kendi özelliğini kaybettirmemiştir. Ancak uzun devirlerde büyük çoğunluklar içinde karışmalara maruz kalanları asimile olup isimlerini ve dillerini koruyamamışlardır. Dimağın en değerli ürünü olan lisan, özellikle Türk ırkının büyük çoğunluğunda tarihî devirlerin ortaya çıkardığı gelişme silsilesi içinde daima ana hatlarını korumuştur. Tarihten evvelki zamanlarda ve tarihî devirlerde ayrı ayrı cemiyetler, medeniyetler, devletler kurmuş olan bu büyük ırk mensupları, kuvvetli dimağlarının çeşitli çevrelerde yarattığı ortak lisan ve kültürlerle ve irsî nitelikleriyle uzun veya kısa süreler içinde diğerinden daima etkilenmişlerdir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UDEMY NİN EN BAŞARILI VE ÜCRETSİZ KURSLARI

Evlenemiyorum !

Yanlış Kişiye Aşık Olmak