EŞDEĞERLİK VE ENTROPİ İLKELERİ

Enerjinin psişenin çeşitli bölümlerine dağılımı ve bir bölümden diğerine aktarılması, kökenini fizikten alan iki temel ilkeye göre gerçekleştirilir: Eşdeğerlik ilkesi ve entropi ilkesi. 1) Eşdeğerlik ilkesine göre, kişiliğin bir bölümündeki enerji miktarı azalır ya da yok olursa, aynı miktar enerji bir diğer ruhsal Öğede ortaya çıkar. Bir başka deyişle, psişeden enerji yitirilmez; enerji bir durumdan diğerine dönüşür. Örneğin, bir erkek çocuğun oyuncaklara, resimli serüven dergilerine ve hırsız-polis vb. oyunlarına ilgisi azalmaya başlayınca, bu kez otomobillere, futbola ve kızlara yönelir. Bir şeye ilginin azalması, bir başka şeye ilgi duyulmasına neden olur. Enerji, kişiliğin bir bölümünden diğerine aktarılırken, birinci bölümün bazı özelliklerini de ikinci bölüme geçirir. Örneğin, eğer enerji güçlü olma kompleksinden cinsel bir komplekse geçerse, güçlü olmaya verilen değerin bazı yönleri cinsel değerlerde ortaya çıkabilir. Böyle bir insanın cinsel davranışları karşı cins üzerinde egemenlik kurma eğilimini de içerir. Ancak bu durum, birinci kompleksin tüm özelliklerinin ikinci komplekse aktarılacağı anlamına gelmez. İkinci kompleksin karakteri yine de belirgindir. Ruhsal enerji kişiliğin bir bölümünden diğerine aktarılırken eşdeğerlik ilkesini izler. Bir insan, bir diğer insana, bir eşyaya ya da bir duruma derin bir bağ geliştirmişse, bunun yerine ancak, kendisi için aynı yoğunlukta değer taşıyan bir başka şeyi koyabilir. Ne var ki, bazen enerjinin tümü yeni bir değer tarafından kullanılmaz. Böyle bir durumda, kullanılmayan enerji bilinç dışındaki bir öğeye gider. 2) Eşdeğerlik ilkesi, enerjinin bir bölümden diğerine nasıl aktarıldığını tanımlarsa da, enerjinin hangi yönde akacağını açıklamaz. Belirli bir durumda enerjinin, neden egodan gölgeye ya da animaya değil de personaya aktığı, personanın bu enerjiye anima ya da gölgeden daha çok gerek duymasından kaynaklanır. Bu ihtiyaç, örnek alınan durumda, personanın, ego, anima ya da gölgeden daha az enerjiye sahip olması sonucu doğar. Fizikteki entropi ilkesine göre, farklı ısıda iki cisim birbirine dokunduğunda ısı (termal enerji), her iki cisimde eşit olana dek, daha sıcak olandan daha soğuk olana doğru geçer. Entropi ilkesinin işlemesi güçler arasında bir denge oluşturur. Entropi ilkesinin kişilik dinamiğine uyarlanması, enerji dağılımının psişenin çeşitli bölümleri arasında bir denge sağlama çabasını tanımlar. Böyle bir durum, kişiliğin bölümleri arasında sürekli enerji alışverişini içerir. Kuşkusuz, kesin bir dengeye hiçbir zaman ulaşılamaz. Öyle olsaydı, enerji alışverişleri biter, psişenin de işlevleri sona ererdi. Oysa, psişe kapalı bir sistem olmadığından, böyle bir durum söz konusu olamaz. Dış dünyadan pisişeye katılan yeni enerjiler sürekli olarak dengeyi bozar. Arada bir kişiliğin çeşitli bölümleri arasında belirli bir oranda denge sağlanabilirse de, bu durumun kişide oluşturduğu sükunet bir süre sonra yeni uyaranlarla bozulur, gerilim ve çatışma ortaya çıkar. Gerginlik, çatışma ve zorlama, psişenin dengesinin bozulduğunu gösteren duygulardır. Bu denge bozulduğu oranda kişinin ruh sağlığında aksamalar görülür. Önceleri, biri çok, diğeri az enerjiye sahipken sonradan eşit değerde enerji toplayan kişilik bölümleri ya da değerleri birbirinden ayrılmaz bir bileşim oluşturabilirler. Örneğin, güçlü bir gölgesi ve zayıf bir animası olan bir erkeği ele alalım. Bu durumda zayıf anima, güçlü gölgeden enerji çekmeye çalışacaktır. Çoğu kez, gölgeden enerji çekildikçe dış dünyadan yeni enerji geleceğinden, iki arketip arasındaki dengesizlik ve çatışma da sürer. Ne var ki, eğer gölgeyle anima arasında bir dengeye ulaşılırsa, bu iki karşıt gücün oluşturduğu ortaklık bozulmaz bir biçimde yerleşebilir. Böyle bir insan, güçlü ve yumuşak, kararlı ve duygusal nitelikleri birlikte taşır. Kişilik içi çatışmaları insan ilişkilerindeki çatışmalarla kıyaslamak, basit bir benzetmeden öte bir anlam taşır. Diğer insanlarla çatışmalarımız, çoğu kez kendi benliğimizin içindeki çatışmaların dışa yansıtılmasıdır. Karısıyla kavga eden bir adam gerçekte kendi animasıyla savaşmaktadır. Namus konusunda bağnaz tutumlar geliştiren biri, kendi gölgesinin ahlak dışı eğilimlerine karşı çıkmaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlenemiyorum !

Yanlış Kişiye Aşık Olmak

Twitch in Asi Lideri Baş verir Dost Satmaz Jahrein Kimdir ?