ANA YURTLARINDAN AYRILAN TÜRKLER

Böylece dünyaya ilk yayılışlarını yapmaya başlayan Türkler, gittikleri yerlerde kabile veya reislerinin veya yeni yerleştikleri alanların adlarıyla anılmışlardır; bu adlardan çoğunun zamanla telaffuz şekilleri değişmiş, ilk bakışta anlaşılmayacak hale gelmiştir. Yerleştikleri alanlarda eski veya kendileri tarafından verilmiş yeni adlarla anılan kabileler bulunduğu gibi, ilk adları asırlar içinde değişerek başka adlar takılmış olanları da vardır. Aynı alanda birçok kabileler yerleşmiş bulunduğu zamanlar, bunların ortak olarak kurdukları devlet, mesela Eti, Selçuk, Osmanlı devletlerinde olduğu gibi, en kuvvetli olan ve yönetim başında bulunan kabile veya aile ismiyle anılırdı. Avrupa'ya bugün dahi Hint ve büyük Muhit adaları ile Çin'in bazı vilayetlerinden gelmektedir. Türkistan kalaylarının ihracatı, nakli zor olduğundan ve masrafından dolayı durgunluğa uğramıştır. Telaffuzları gitgide başka şekillere sokulan kabile veya yerleşim sahalarına vaktiyle onlar tarafından verilmiş adların asıllarının tayininde Lengüistik bilimi, tarihin yardımcısıdır. Yurtlarından ayrılan Türklerin gittikleri alanlarda yerlilerle karışmasından çevre, iklim şartlarına ve karışmaları oranlarına göre yeni yeni kabileler ve bu kabilelerin siyasî, sosyal etkenler altında kaynaşmasından yeni yeni kavimler doğmuştur. Bu olaylar içinde esefe layık olarak dikkati çeken nokta, Türklerin anadillerini kaybetmekte veya yerli dillerle az veya çok oranda karıştırmakta gösterdikleri sürattir. Millî benliğin korunması bakımından önemli olan bu lisan asimilasyonu kolaylığı, yeni bir dil öğrenmekte yerlilere nazaran daha yetenekli olmaktan ileri gelmiş olabileceği gibi yerlilerin daha kalabalık bulunmalarından ve her gittikleri yerde yönetim mevkiine kendileri geçmiş olmaları itibariyle hâkimiyetlerini kabule daha çabuk alıştırmak sebeplerinden meydana gelmiş olabilir. Son asırların Osmanlı İmparatorluğu devrinde, mesela Girit'e, Arnavutluk a, Şam'a veya Bağdat'a gitmiş Türklerin oralarda Grek, Arap ve Arnavut dillerinee asimile edilmeleri, bizim neslin gözüyle gördüğü olaylardan olduğu gibi; bugün doğu vilayetlerimizde dedenin yalnız türkçe, babanın hem Türkçe hem kürtçe, kürdün yalnız kürtçe konuşmakta olduğu türk köylerinin bulunması da aynı noktayı doğrulayacak ve bütün Türklüğün uyanmasına da yetecek bir olaydır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UDEMY NİN EN BAŞARILI VE ÜCRETSİZ KURSLARI

Evlenemiyorum !

TWİTCH DE BELA VARDIR ELANUR RAP DÜNYASININ YILDIZI