GİZEMİ BİR TÜRLÜ ÇÖZÜLEMEYEN DYATLOV GEÇİDİ VAKASI

Bu olayı öğrendiğimde geceydi yani gece gece nette takılırken bu olayı öğrendim ve ciddi derecede korktum ya ürperdim, insanların başına neler gelmiş ve neden dolayı geldiğinin bilememe çaresizliği içinde korkuyorsun. 2 şubat 1959 günü tam tamına 9 dağcının ölümüyle sonuçlanan bu olayın sır perdesi yıllarca aydınlanamadı çok değişik teoriler ortaya atıldı ve çok şey yazıldı, çizildi, söylendi ama ne olup bittiğini sadece ölenler biliyor, geride kalanlar ise her şeyden habersiz bir acıyla kaldılar. Uzaylıların öldürmüş olacağı bile söylendi, öylesine bir dehşet ki işin içine hiç görmediğimiz uzaylılar dahi dahil oldu. Olayın yaşandığı yer Holatçahl dağının doğusundaki Dyatlov geçididir. Holatçahl, Mansi dilinde ölüm dağı anlamına gelmektedir. Dyatlov geçidi ismini dağcı grubunun lideri olan İgor Dyatlov dan almaktadır. Dağcıların çadırları içerden yırtılmış şekilde bulunmuştur bazı dağcılar bir şeylerden kaçmışlar ama neden ? Neden kaçmışlar ? Yalın ayak, don atlet kaçacak kadar ne oldu ? İşte öyle karmaşık, öyle değişik bir olay ki Dyatlov vakası yıllar sonra dahi insanı ürkütmeye yetiyor. Bu kaçtıkları şey bir vahşi hayvan mıydı ? Kaburgaları, kafa tasları kırılmış, bir dağcının ise dili kopmuş yada koparılmış diyelim, nasıl kopacak ki ? Cesetlerde fiziksel mücadele izlerine rastlanılmamış, giyisilerinde anormal derecede radyasyona rastlanılmış. Ölenlerin yakınları cesetlerde turuncu rengin, saçlarda ise grimsi bir rengin hakim olduğunu söylemişler. Sovyetler birliği olayı "bilinmeyen bir gücün etkisine" bağlamıştır. İşte bu tür nedenlerden dolayı olaylar uzaylılara kadar gidiyor. Vücutlarında fiziki müdahale olmaması işte çok ilginç, hal böyle olunca sır daha da artıyor. Bu arada dağcı grubu 10 kişidir ama 1 i hasta olunca onu geride bırakıp yollarına devam ederler. Verilere göre grup bir şeyden çok ama çok korkmuş öyle bir korku ki çadırı içeriden yırtarak üstlerine hatta ayakkabı, terlik vb. bir şey giymeden o soğuk havada ormanın içine kaçmışlar. Ormanın girişinde durup ateş yakmışlar. 2 si ateşin başında kalırken 3 ü kampa geri dönmeye karar vermişler lakin yolda ölmüşler. Ekibin hastalandığı için geride kalan dağcısı Yuri Yudin şöyle der " Tanrı'ya bir soru sorma hakkım olsaydı, o gece arkadaşlarıma neler olduğunu sorardım" Evet olay sadece bu sözle bile yani dehşetin boyutu bu sözle bile özetlenebilir. Peki iddiaları biraz sorgularsak, neden çadırı yırtsınlar ? Bir şeyden korktular tamam da kolay bir şey değil ki, neden giriş kısmından çıkmadılar ? İddialara göre uyuyan ekip, büyük bir gürültüyle uyandılar, Çığ düşüyor sandılar ve ormanlık alana koştular. Fırtınada çadılarını yırttı. Grubun bir kısmı don atlet kaçarken bir kısmı giyinme fırsatı buldu ama arkadaşlarının izini kaybettiler. Yani çığ düşmediğini anlayıp panik yapmadılar. Böylece grup ikiye bölündü. Çıplak kalan 5 kişi ateş yaktı ama baktılar olmuyor 3 ü kampa dönmeye çalıştı ve yolda soğuktan öldüler. Diğer üstünü giymiş grup ise göremedikleri bir uçurumdan düştüler. Kesik dil olayına gelirsek yırtıcı kuş tarafından yendi yani ben açıkçası uzaylılara filan inanmıyorum. Peki biraz daha sorgularsak ? Tamam çığ düşüyor çığ düştüğünü görünce çadırdan don atlet kaçtılar ama bir insan çığ var diye hadi 50 metre koşsun, kampı kaybedecek kadar niye koşar ki ? Dağcının dili hadi vahşi hayvan tarafından yendi, peki vahşi hayvan sadece dilini mi yer ? Diğer kısımlarda neden zarar yok ? Dilden anahtarlık mı yapacak ? Nasıl olur da vücudun geri kalanına dokunmaz ? Bana göre çok esrarengiz bir olay, filmi yapıldı ama filmden önce kitabı okuyun. Yazarın adı Donnie Eichar kitabın ismi Dead Mountain mutlaka okuyun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlenemiyorum !

Yanlış Kişiye Aşık Olmak

Twitch in Asi Lideri Baş verir Dost Satmaz Jahrein Kimdir ?